Muhammed İkbal -Aklın ve Kalbin Aydınlığında-

İkbal’in yaşamı, Avrupa emperyalizminin tüm Müslüman toplumları kuşattığı döneme denk gelir. Bütün soylu düşünürler gibi o da, kendi çağının nefesini taşıyan ve ona yeni soluklar katan bir çabanın içinde yer alır.  Bilinçleri kuşatılmış Müslüman toplumların topraklarındaki sömürge faaliyetlerine karşı bir duruş belirlemelerine imkan yoktu. Esareti kalplerinde ve zihinlerinde yaşayanların  özgürlük şarkısına yabancılaşması kadar doğal ne olabilirdi?…  İkbal, yaşadığı dönemin siyasi ve sosyal sorumluluğunu bütün Müslümanlar adına sırtlamış halde Batı medeniyetinin yokuşlarında ter döken bir emek insanı metaforunun kahramanıdır.  Bir öncüydü ve en önde yer almaktaydı. Fakat takip edilmesini, anlaşılmasını istiyordu.  Bir dostuna yazdığı mektupta ortaya koyduğu çabayı şöyle ironik bir dille ifade eder: “Geçen gün cennete gittim ve cehennemin kapılarından geçtim, burasını korkunç derecede soğuk buldum. Beni şaşkın görünce; asıl itibarıyla buranın soğuk olduğunu, ancak herkesin dünyadan kendi ateşini getirmek zorunda kalacağından şiddetle ısınacağını söylediler. Ben, pek fazla kömür madeni bulunmayan bu ülkede, olabildiğince çok yakacak kömür toplamaya hazırlanıyorum.”[i]

Manzum eserlerinde en çok kullandığı kelimenin “uyanış” olmasının bir anlamı olmalı. Uyanmak, farkına varmak ve harekete geçmek emeli uğruna canhıraş bir çabanın kalender filozofunun en büyük tezi “benlik” üzerine kurulmakta. Kendini fark etmiş bir insan, “Allah’ın yeryüzündeki halife”si olmanın sırrına ermiş insan demek. Bir şiirinde şöyle diyordu:

“Güç simgesi olan sen! Mehdi’yi beklemeyi bırak,

  Git ve kendi mehdini yarat!…”

“Alçakların elinden rızık alma.  Sen Yusuf’sun kendini ucuz telakki etme.

Karınca, hem de kanatsız karınca dahi olsan Süleyman’a ihtiyaç arz etme.

 

Kendine iyice bir bak; sen güneşsin, başka yıldızlardan ışık satın alma,

Ne zamana kadar başkalarının ışığı ile parlayacaksın; başkalarının şarabından sarhoşsun; ayıl…”[ii]

Aydın Hız

[i] Mektuplar, Muhammet İkbal. Terc: Halil Toker, Kaknüs Yayınları.

[ii] Rumuz-u Bihodi. Terc. A. Nihat Tarlan. Yenilik Matb.1958 s.53-55

Yazının devamı Yarın Dergisi 4. Sayısında. Satın almak için tıklayınız