HAKKIMIZDA

“Oku” emrine muhatap bir medeniyetin çocuklarından “Yarın”lara dâir bir işâret fişeği…

Yarın Dergisi’nin hikâyesi; derdi, fikri ve yarına söyleyecek sözü olanların çay ocaklarında  filizlenen ümitlerinin ete kemiğe bürünerek Temmuz 2016 tarihinde görünür hâle gelmesi ile başladı.

Yahyâ Kemal’in : “ Köksüz şeyler dâima yüzer, dâima beyhûde yere bir karşı sâhil arar. Halbuki milli hayat devamdır. Devam ederek değişmek, değişerek devam etmektir.” Olarak tebellür eden düşünceleri ile mütenasip olarak Ahmet Cevdet Paşa’dan Ömer Seyfettin’e, Hüseyin Nihâl Atsız’dan,  Câhit Zarifoğlu’na, Nevzat Kösoğlu’ndan  Osman Turan’a  kadar kırk kadar ismi ilk sayısının arka kapağına taşıdı. Bunun Yarın Dergisi açısından tek bir açıklaması vardı : “Bu toprakların yedi rakamına sığmayacak, nâmütenâhi güzel adamı vardır.”

Bu minvâlde yayın hayatına başlayan Yarın Dergisi İlk sayısını Ömer Lütfi Mete’ye, ikinci sayısını Hasan Sağındık’a, üçüncü sayısını Seyyid Ahmed Arvâsi’ye, dördüncü Sayısını Mehmed Niyâzi Özdemir’e, beşinci sayısını ise Dilaver Cebeci’ye ayırdı.

“Fikrin Edebiyatı, Edebiyatın Fikri” ifadesi ile fikrin ve edebiyatın ayrılmaz, kopmaz, parçalanmaz iki parça olduğunu ifade eden Yarın Dergisi hakka ve hakikate dair sözü olanlar için de bir mektep aynı zamanda.

Yıllarını sadırlarındakini satırlara aktarmakla geçirmiş kalem ustaları ile coşmakta olan heyecanlarını yeni yeni kağıtla paylaşanların bir buluşma noktası olan Yarın Dergisi, bundan yıllar sonra arka kapağını yüzyılın mütefekkirlerine ayıracak istikbâlin dergisine bir kalem ve dertliler kadrosu hazır etmenin sancısının kağıda ve mürekkebe bulanmış hâli.

Yarın Dergisi bu topraklara, medeniyetimize, milletimize ve dert aşkımıza dâir sözlerini söylemeye iki ayda bir devâm edecek.

Yarın Dergisi Yayın Kurulu