Dostları Mehmet Niyazi Hakkında Ne Dediler?

Vatan coğrafyasına adanmış bir münevver

Birçok kişiyi olduğu gibi onu da İstanbul’da Çemberlitaş’ta Atik Ali Paşa Medresesi’nde 70’lerin ikinci yarısında tanıdım. Muallimler Birliği ve Milliyetçiler Derneği bünyesinde bulunan kişilerdendi. Benim için yazdıklarıyla değil her zaman konuşmalarıyla, heyecanıyla, hissiyatıyla, samimiyetiyle ön plana çıktı. Tek başına bir vatan coğrafyasına hâkim gibiydi. Yine tek başına bir millet anlayışına ve bir devlet tasavvuruna kendini kaptırmış, yorulmaz bir dava adamıydı. Biraz Necip Fazıl, biraz Dündar Taşer, biraz Fethi Gemuhluoğlu, biraz Erol Güngör ve kendisinden önce aramızdan göçen, unutamadığımız Durmuş Hocaoğlu… Bunlar; millî ve yerli aydınlar. Millî kültüre, milletin sosyolojisine, devletin felsefesine ve uluslararası ilişkilere meraklı adamlar.

Prof. Dr. Haluk Dursun, Eski Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı

 

Gençleri Kimlikleriyle Buluşturan Şahsiyet: Mehmet Niyazi 

Her sahnesi vatanseverlik dolu bir dramın baş aktörlerindendir Mehmet Niyazi Ağabey. Medeniyet birikimimiz üzerinden kendini tanımak isteyen gençlere kimlik sunmaya ömrünü adadı denilebilir. Bu bakımdan hakiki ve hakikatli bir münevverdir. Yerlidir. Bu toprağın rengini de, kokusunu da, hamurunu da çok iyi bilir ve yüreğinde sancısını taşır. Tarihimizin isimsiz kahramanlarıyla dopdolu kitapları bir araştırmanın olduğu kadar temiz bir vicdanın da mahsulüdür.  Sabırla, sebatla, ciddi mesailerle ve göz nuruyla yazılabilecek eserlerdir her biri. Niyazi Ağabey’in ne büyük işler başardığını, bir belediye otobüsünde Çanakkale Mahşeri’ni okurken ağlayan bir gence rastladığımda kavrayabildim.

Prof. Dr. İskender Pala, Yazar

 

Ömrünü Mürekkebe Adamış Fikir Adamı

Mehmet Niyazi, ömrünü yazmaya adamış, son derece çalışkan ve Çanakkale Mahşeri, Yazılmamış Destanlar, Ölüm Daha Güzeldi, Yemen Ah Yemen gibi romanlarıyla bir nesle tarih şuuru aşılayan değerli bir romancı ve bir fikir adamıdır. Muhafazakar milliyetçi düşüncenin önemli temsilcilerinden biri olan aziz yazara uzun bir ömür diliyor ve daha birçok esere imza atmasını ümit ediyorum.

Beşir Ayvazoğlu

Türk milliyetçiliği düşüncesini güncelleyen son nesli temsil eder

Metafizik köklerini Anadolu’dan alan milliyetçilik düşüncesinin, benim önemsediğim bazı son fikir adamları söz konusu. Rahmetli Nevzat Köseoğlu, Durmuş Hocaoğlu gibi mesela. Mehmet Niyazi Bey bu kuşağın yaşayan son temsilcisi bence. Türkiye’de milliyetçilik düşüncesinin geçirdiği bütün dönemlere şahit oldu. Yazdıklarından anladığım kadarı ile düşüncelerini sürekli güncelleyerek diri tuttu. Bunu önemsemek gerekli. Yoksa her şeyi salt 1970’lerin Soğuk Savaş koşullarına göre kurgulamış bir milliyetçilik pratiği tarihin dışına atılacaktır.  Ya da mevzisini (Anadolu kültürünün insan, evren, eşya tahayyülü vs.) kaybederek Batı tipi ulusalcılığa, sol ile iç içe geçmiş Kemalist nosyona yaslanmaya çalıştırılan milliyetçilik düşüncesine bu toprakların tarihi, sosyolojisi ve metafiziği el vermez.

Sanatçı, Yazar Selçuk Küpçük

 

 Türk Milletine Adanmış Bir İdeal İnsan Portesi

Mehmet Niyazi (Özdemir) bütün hayatını Türk milletine adamış bir ideal insanıdır öncelikle… İdeal adamı, ülkücü olmak önemlidir, ancak bu ülkünün içini doldurmak şartıyla. Kuru hamaset bizi daima yanıltır. Niyazi Ağabey ülküsünün içini tarih, hukuk, felsefe, edebiyat ve sanatla doldurmayı başaran örnek insanlardandır.bYahya Kemal “Nazari Türkçülükten kaçınalım.” der. “Bizim milliyetçiliğimiz gerçeklere dayanmalıdır.” Niyazi Ağabey de onun bu fikrini eserleriyle gerçekleştirmeye çalışan fikir ve sanat adamlarındandır. Çanakkale, Plevne ve Yemen konularında kaleme aldığı romanlar hem kahramanlığı hem de zafere rağmen kaybetmeyi ele alırlar.

Yazar İsa Kocakaplan

 

 Kendi köklerimizle ayağa kalkacağız!

Gönlünü koyarak yazdığı, savaşın acılarını âdetâ kahramanlarıyla birlikte yüreğinde hissederek yaşadığı Çanakkale Mahşeri, Yemen Ah Yemen, Plevne, Kanije gibi romanlarının her birinin arkasında ise Türk tarih ve devlet felsefesi vardır. Romanlarında, “Türk milleti, tarih sahnesine çıktığından beri hep devletle beraberdir,” düşüncesi açıkça görülür; eserlerinde devlet, millet ve vatan sevgisi, kültür ve medeniyet değerlerimizin bütün unsurları kahramanlara cömertçe dağıtılmıştır. Romanlarında 100 yıllık cumhuriyetimizin, Osmanlı medeniyetinin temeliyle ayağa kalktığı hissedilir. İslâm medeniyetinin, Allah ve peygamber sevgisi, vatan aşkı, tevazu, hoşgörü, fedakârlık, vefa, sabır, tokgözlülük gibi pek çok unsuru romanlarının her noktasına büyük bir ustalıkla serpiştirilmiştir.

Yazar Can Alpgüvenç